DİNLEMEK VE KONUŞMAK: Genellikle dinlemenin konuşmaktan daha kolay olduğu düşünülür. Oysa terapide tam terisidir.
MATRİX VE PSİKOLOJİ: İnsan eli ile üretilen, ortaya koyulan eserin her birinin psikolojik açıdan analiz değerleri yüksektir. İnsan ortaya koyduğu, ürettiği her eserde bilerek yada bilmeyerek kendini iç dünyasını, yaşadığı dünyayı, yaşamı, ölümü ve...
DİALEKTİK YÖNTEM NEDİR ? İnsanın bilinmeyen dünyasına adım atmak, onun en gizemli yönlerini keşfetmek ve onu en doğru biçimde tanımlamak. Eğer amacımız bu ise bilgi edinmenin yanı sıra, edindiğimiz bilgiyi işlemede bir yöntemimizin de olması gerekir
12
 
YAZILARIM / DİNLEMEK VE KONUŞMAK ...
 

Genellikle terapistlerin çok iyi konuşma becerisine sahip olması gerektiği düşünülür. Bu kısmen doğrudur da. Karşıdaki kişiye düşüncelerinizi en yalın ve kısa bir biçimde aktarmanız gerekir. Çünkü karşıdakinin sizi dikkatle dinleme süresi, ortalama 2 dakika kadardır. Süre bu kadar kısa olunca, terapist mecburen çok şeyi en kısa ve yalın biçimiyle karşıya aktaracak konuşma becerisine sahip olmak zorundadır.

 

Ancak daha da önemli ve zor olan bir konu daha vardır ki o da dinlemektir. Dışarıdan bakıldığında dinlemek çok pasif bir duruş gibi görünebilir, bunun terapist açısından çok kolay olduğu sanılabilir. Ancak dinlemek, terapistlerin terapide öğrendiği en son, en yorucu eylemdir. 50 dakika boyunca yapılan bir konuşma insanı yorabilir. Ancak bir terapist gözü ile 50 dakikalık bir dinleme eylemi (Bu gerçekten çok aktif bir eylemdir) sonunda insanı tüketir. Sözcükleri, arkasındaki duygu yükünü ve geri plandaki bilinçdışı dinamikleri görürken, aynı anda konunun bütünlüğünden de kopmadan takip edebilmek çok zor ve yorucu bir eylemdir. Bu biraz da satranç oynayan kişilerin durumu gibidir. Görünürde hiçbir fiziksel hareket, eylem yoktur ancak kişiler bu yoğun zihinsel faaliyetlerinin sonucunda sanki koşuyormuş gibi ter atarlar.

 

Zaman zaman konuşan iki insanın birbirlerini hiç dinlemeden tartıştıklarına şahit olabilirsiniz. İşin daha da komik tarafı biraz daha dikkatli takip ederseniz bu iki insanın özünde aynı şeyleri söylediklerini de fark edebilirsiniz. Bu örnek bile size dinlemenin konuşmaya kıyasla ne kadar zor olduğunu gösterecektir. Çünkü dinleme eylemi kişilik yapısını esnetebilme yeteneği ile doğru orantılıdır. Değişime açık birisi ancak yeni bir bilgiyi içeri alabilir, karşısındakini dinleyebilir. Bunun nedeni ise içeri alınan bilginin kişilik yapısını esnetmesidir. Bunu yapabilmek için değişimden korkmayan güçlü ve esnek bir kişilik yapısı olması gerekir.

 

İyi bir dinleyici karşısında konuşmak insanı rahatlatır. Anlaşıldığını hissetmek kişiyi yalnızlık duygusundan kurtarır. Hatta kişilik yapısında önemli değişikliklere bile neden olabilir. Dinlemek bu kadar önemli, yorucu ve zor bir eylemken terapistin de kendisini, anlatılan gereksiz ayrıntılardan kurtarması ve koruması gerekir. İlk birkaç saat bunlara izin verilebilir. Ancak sonrasında danışanı ile daha sağlıklı bir iletişim kurmak zorundadır. Terapinin ilerleyen sürecinde danışanın ayrıntılara boğan savunma düzeneğinin çökertilmesi gerekir. Danışan ise ‘’Parsını verdim beni mecbur dinleyecek’’ düşüncesinden arındırılmalıdır. Bunun en kolay ve kestirme yolu varoluşsal tekniklerin terapi içerisinde kullanılmasıdır.

 

Konuşmak ise başka bir sanattır. Siz ne kadar bilgiye sahip olursanız olun bilginiz, karşıdakinin sizi anlayabileceği ölçüdedir. Her konu, herkese uygun bir dille aktarılabilir. İster arkadaşımızla bir çay bahçesinde sohbet edelim, ister terapi yapalım istersek kitlelere hitap edelim. En sade, anlaşılır ve açık olan konuşma en iyi konuşma olacaktır. Konuşmaya başlamadan önce tek cümlede ne anlatmak istediğimizin başlığını atarız. Kişi bizi dinlerken neden bahsettiğimizi daha ilk cümleden anlar. Daha sonradan da konu derinleştirilir ayrıntılı bilgi verirsiniz.  Narsisistik kişilik örüntülerinde bu kişilerin özel yaşamlarında sanki karşıdakinin onları dinlemekten başka bir işi yokmuş gibi konuştuklarını görebilirsiniz. Ancak dinleme konusunda ise tam tersine tahamülsüzdürler. Daha karşıdakinin durumunu anlamadan dinlemeden akıl vermeye başlarlar. Bu da onları toplum içerisinde görünmez bir yalnızlığa iter.

 

Görüldüğü gibi konuşmak ve dinlemek. Çok kolay gibi görünse de konuşmak zor dinlemek daha da zor bir eylem.

 

 
PSİKOLOG UFUK MAVİENGİN
Bostanci / Istanbul (Çalışma saatleri pazar hariç her gün 09:00 ila 21:00 arasıdır.) - Tel : 0 216 373 55 39 - GSM : 0532 477 13 72 - E-Mail : hipnoterapist@msn.com