Klasik anlamda hipnoz, uyku ve uyanıklıktan farklı bir bilinç durumu diye tanımlanır. Bireyin benliğini bölebilme (disosiye olma) gücüne göre yatkınlık ve derinlik değişiklik gösterir. Bir süre sonra danışanlarımız hipnozda istedikleri telkinleri kendi kendine verebilir hale gelirler. Buna oto-hipnoz denir. Danışanlarımız 6-7 saatlik bir duygusal ve bilgisel eğitimle bunu uygulayabilir hale gelirler.
Bilinçli ellerde uygulanan hipnozun hiçbir yan etkisi yoktur. Psikoterapi bütünlüğü içerisinde önemli bir bileşendir, ancak tek başına hipnoz yeterli değildir. Birçok hipnoz tekniği vardır. Biz de terapi içerisinde kişiye ve duruma uygun olarak gerektiğinde esnek bir yaklaşımla bunları kullanırız. Danışanlarımızın talebi üzerine hipnoz uygulamamktayız. Şimdi kısaca psikoterapi içerisinde kullandığımız teknikleri inceleyelim.
Klasik Hipnoz: Terapi sürecinde uygun gördüğümüz danışanlarımızda uyguladığımız bir tekniktir. Yarım yatar pozisyonda koltuğa oturan danışanlarımıza gevşeme egzersizleri ile birlikte söz – bakış ve davranışlar kullanılarak doğrudan uygulanır. Gözler kapandıktan sonra trans derinleştirilir. Gerekli derinliğe ulaşıldıktan sonra uygun telkinler verilir.
Oto – Hipnoz: Klasik hipnozla belli bir derinliğe ulaşan danışanlarımıza kendi sorunları ile ilgili, kendi kendilerini transa alma becerisi kazandırılır. Böylece danışanlarımız günde 10 dakikalarını ayırarak sorunlarının çözümüne aktif bir şekilde katılmış olurlar.
Dolaylı Hipnoz: Psikoterapi’nin her alanına yayılan ve ortak bilinçdışına ait arketiplerin kullanılması esasına dayalıdır. Bunlar kullanılarak kişiye telkinler sözlü yada sözsüz verilir. Kişi bunları bilinç seviyesinde algılayamaz. Ancak bilinç tamamen açıktır. Kişi o esnada bir sorun anlatıyor, susuyor yada bir şey izliyor olabilir. Buna rağmen dolaylı verilen bu telkinler bilinçdışına doğrudan tesir eder.
Sözsüz Hipnoz: Klasik hipnozdaki gibi kişi rahat bir şekilde koltuğa yarım yatar vaziyette oturur. Dinlendirici bir müzik açılır. Klasik hipnozdan farklı olarak, danışana herhangi bir telkinde bulunulmaz. Bazı durumsal hallerin transı oluşturması beklenir. Genellikle dirençli vakalarda işe yarar. Burada danışana soru sorulmaz analiz yapılmaz