Sinema terapisi ''Hücum Terapisi'' içerisinde kullandığımız bir tekniktir. Yüz yüze yapılan bireysel terapilerin hemen sonrasında uygulanır. Bazı sinema filmlerinin izletilmesi esasına dayanan sinema terapisi, sinemanın anlatımındaki görsel ve işitsel zenginliğini, psikoterapi içerisinde kullanmayı amaçlar.
Klasik anlamda sinema terapisinin dünyada yaygın bir kullanımı vardır. Sinema filmleri izletilen danışanlara film üzerinden bazı analizler yapılır. Böylece olumlu model almaya ve bilgilendirmeye dayalı iyileşme sağlanmaya çılışılır.
Bizim geliştirdiğimiz sinema terapisi ise farklı bir tekniktir. Danışanlarımıza film izletilirken müdahalede edilmez, analiz yapılmaz. Buna rağmen uyguladığımız teknik sayesinde danışanlarımızda çok güçlü ve kalıcı etkiler uyandırılır. Danışanlarımız bazen sinemada izledikleri filmi 2. kez terapi içerisinde izleyebilirler ve bize genellikle söyledikleri şudur. ''Sinemada bu kadar etkilenmemiştim, burada beni neden bu kadar etkiledi acaba?'' Cevap basittir aslında. Sinema terapisi öncesinde danışanlarımızın zihnini bazı özel tekniklerle duygu, bilgi ve duyusal uyaranları alacak açıklığa getirdiğimiz için. Buna ''Zihinsel Hazırlık'' hali diyoruz. Bu sayede danışanlarımız üzerinde on kat daha güçlü ve kalıcı bir etki uyandırabiliyoruz.
Sinema terapisinde dikkat ettiğimiz üç ana öğe vardır. Film seçimi, filmlerin sıralaması ve danışanda oluşturulan ''Zihinsel Hazırlık'' hali. Şimdi kısaca bu üç öğeyi açıklamaya çalışalım.
Film Seçimi: Genellikle seçilen filmlerin psikolojik içerikli ya da ödüllü sanat filmleri olması gerektiği düşünülür. Oysa bizim film seçiminde dikkat ettiğimiz ilk nokta filmin kolay anlaşılır ve tempolu olmasıdır. Çünkü ancak kişi anlayabildiği filmi takip eder. İkinci önemli nokta ise filmin izleyen kişide saldırganlık, aşk, nefret, sevgi, cinsellik, korku gibi duygulardan birini yada birkaçını güçlü bir biçimde uyarmasıdır. Bunun sebebi ise bu duyguların terapi içerisindeki itici gücünü kullanmamızdır. Ayrıca bir filmin sinema terapisi arşivimize girebilmesi için tarafımızdan en az 20-30 defa izlenmesi ve dört boyutta analiz edilmesi gerekir. Ancak bu analizi biz filmi arşive koymadan çok önce kendi içimizde yaparız. İzlerken danışanlarımıza bir müdahalede veya açıklamada bulunmayız. Şimdi kısaca bu dört boyutu inceleyelim.
1) Görünen konuyu anlamaktır. Düz yorumsuz bir şekilde sadece anlatılanı görmek.
2) Konuda verilmek istenen mesajı yakalamak. Buna filmin ana fikri diyebiliriz.
3) Senaristin de bilmediği ancak yazarken farkında olmadan beyaz perdeye yansıyan, bilinçdışını analiz ederiz ki bu hayli zor ve zevkli bir süreçtir.
4) Son olarak senaristin bilinçdışının ötesinde, evrensel boyuttaki tüm insanlığı kuşatan paradoksları görebiliriz ki bu tüm insanlığın ortak değeridir. Jung buna ortak bilinçdışı der. Filmin sinerjik çekim etkisi buradan gelir.
Filmlerin Sıralaması: Hücum terapisi içerisinde kişiye ve soruna uygun filmler yine uygun bir sıralama ile izlettirilir. İlk günlerde seçilen filmler genelde danışanların zevklerine uygun filmler olur. Burada amaç sinema terapisinden ziyade, danışanların rahatlamasını sağlamaktır. Terapi ilerledikçe geldiğimiz noktaya uygun filmler (zihinsel hazırlık hali sağlandıktan sonra) terapi amaçlı izletilmeye başlanır ki bu sarsıcı bir süreçtir. Kişi sinema terapisinde daha önceden izlediği bir filmi dahi izlese, etkisi oldukça sarsıcı olur. Bu yüzden filmlerin seçimi kadar sıralaması da önemlidir ve terapi süreci ile paralel gitmek zorundadır.
Zihinsel Hazırlık: Hücum terapisi içerisinde, gelinen noktaya uygun olarak izletilen filmlerin, kalıcı ve güçlü bir etkiye sahip olabilmesi için, zihinsel bir hazırlık hali gereklidir. Bu zihinsel hazırlık halini ise bizim geliştirdiğimiz özel bir yöntemle sağlarız. Biz bu özel yöntemi uygularken, danışanlarımız bunu
fark edemezler. Onlar o esnada bir konudan bahsediyor, susuyor ve hatta salonda tv seyrediyor olabilirler. Ancak biz bu esnada zihinsel hazırlık halini olşturur ve sırası gelen filmi izletiriz.